Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

TED Ankara Koleji Mezunlarından Duyuru


TED Ankara Koleji Mezunlarından Duyuru KAMUOYUNA VE SİYASAL PARTİLERİMİZE ÇAĞRI

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ BİRBİRİNE KARŞIT KAVRAMLAR DEĞİLDİR.

Bizler, ülkemizde yaşanan sorunların büyük bir bölümünün, özgürlükçü demokrasiden yoksun olmaktan kaynaklandığına, cumhuriyetimizin ve demokrasinin birbirine karşıt kavramlar olmadığına inanıyoruz.

CUMHURİYETİMİZİN KORUYUCUSU DEMOKRASİDİR.

Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden olan laikliğin aynı zamanda demokrasinin vazgeçilmez koşulu olduğuna, laikliğin yokluğunun, demokrasinin yokluğu demek olduğuna, laik olmayan bir cumhuriyetin bizim cumhuriyetimiz olamayacağına ve cumhuriyetimizi koruyacak, geliştirecek en büyük gücün demokrasi olduğuna inanıyoruz.

TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER LAİKLİK KADAR ÖNEMLİDİR.

İnsan hakları, eşitlik ve vicdan özgürlüğünün de laiklik gibi Cumhuriyetin temellerini oluşturduğuna; Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşının Anayasadaki temel hak ve özgürlüklerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanma hakkının demokrasinin temellerinden olduğuna inanıyoruz.

SEÇİM SİSTEMİMİZİN BUGÜNKÜ DURUMU, TEMSİLİ DEMOKRASİNİN ÖNÜNDE BİR ENGELDİR.

Ülkemizdeki seçim sistemi, bugün içinde bulunduğumuz alacakaranlık sonucu doğuran nedenlerin başta gelenlerindendir. Bu seçim sistemi, toplumun isteklerini meclise yansıtacak temsili demokrasinin önündeki en ciddi engellerdendir.

Önümüzdeki erken genel seçimlere kadar hükümetin, barajın kaldırılması ya da tüm yurttaşların temsilini sağlayacak bir orana indirilmesi gibi önemli bir değişim yerine, cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi gibi karmaşık bir konuyu oldubittiye getirerek anayasa değişikliğine gitmesi, baraj konusunda şu ana kadar hiçbir siyasal partiden değişiklik önerisi gelmemesi, demokrasi adına umut kırıcıdır.

HER SİYASAL GÖRÜŞ MECLİSTE TEMSİL EDİLEBİLMELİDİR.

Demokrasinin, bugün olduğu gibi azınlığın çoğunluğa karşın erki ele geçirmesi ya da sanıldığı gibi çoğunluğun, azınlığı dikkate almadan istediğini yapabilmesi demek olmadığını biliyor; gerçek demokrasinin, ancak her siyasal görüşün meclisimize firesiz yansıyabileceği, barajların kaldırıldığı, en azından temsili engellemeyecek kadar düşük bir yüzdeye çekildiği bir seçim sistemiyle gerçekleşeceğine inanıyoruz.

Barajın olmadığı durumda oyların partilere parçalanarak hükümetin oluşumunu ve meclisin çalışmasını güçleştirdiği görüşünün demokrasinin özüne aykırı bir bakış olduğuna, çünkü demokrasinin yalnızca milletvekili sayısının oluşturduğu bir nicelik değil, aynı zamanda milletvekili niteliğiyle ve farklılığıyla ilgili bir rejim olduğuna, nitelikli ve farklı görüşlere sahip milletvekillerinin meclisi rahatlıkla işletebileceğine inanıyoruz.

PARTİ İÇİ DEMOKRASİ OLMADAN, DEMOKRASİ EKSİKTİR

Parti delegelerinin ve milletvekili adaylarının saptanmasında da demokrasinin geçerli olması gerektiğine; parti başkanları ve yönetim kademelerinin egemenliğinin parti içi demokrasiyi zedelediğine, parti yönetiminin hesap verebilirliğinin önünde engel oluşturduğuna ve parti içi saydamlığa aykırı olduğuna; partilerin bugünkü yapılarının halkın gerçek eğilimlerinin ve seçimlerinin meclise yansımasını engellediğine inanıyoruz.

SEÇİMİN VE SEÇMENİN KİRLETİLMEMESİ DEMOKRASİNİN GEREĞİDİR.

Seçimin, seçmenin tercihini doğru yansıtacak sonucu vermesi için seçim barajlarının kaldırılmasının ve parti başkanı egemenliğinin önlenmesinin yeterli olmadığına; seçimin, seçmen satın alınmadan, yıldırılmadan, ürkütülmeden ve yanıltılmadan; güvenlik, doğruluk, saydamlık içinde yapılabilmesinin de demokrasinin bir koşulu olduğuna inanıyoruz.

Bu inançlarımızla, kamuoyunu ve siyasal partilerimizi, seçim barajlarının kaldırılması, parti içi demokrasinin sağlanması ve demokrasi inancını içselleştirmiş, parti başkanına değil, topluma karşı sorumluluklarının bilinciyle hareket edecek adayların seçilmesine olanak sağlayan bir sistemin kurulması konusunda düşünmeye ve böylesi bir sistemi hayata geçirmek için davranmaya davet ediyoruz.

Çünkü 21. Yüzyıl Türkiye’sinin bunu hak ettiğine inanıyoruz.

TED Ankara Koleji 1973 Yılı Mezunları Mail Grubu  (310 KİŞİ)

Aynı düşüncedeyseniz bu metni lütfen gereken yerlere iletiniz.

 

Advertisements

March 30, 2012 - Posted by | Makaleler / Articles

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: