Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Urla’daki görkemli siteler


Urla İzmir’in moda banliyösü. Milyon TL üstünde enfes manzaralı evler bulmak mümkün  ve son derece güncel. Ama bu acaba bir doğaya dönüş özlemi mi yoksa gösteriş merakı mı?  Birçok sitenin girişinde devasa giriş kapılarını görünce sanki gösteriş merakı daha ön plana çıkıyor. Kapalı siteler ABD de güvenlik açısından moda (fenced community) Kanada’da ise sınıf ayrımı yaptığından pek sevilmiyor. Devlet zengin ile fakirin yan yana yaşamasından yana Kanada’da.

Bir mimar alaycı bir şekilde duvarla çevrilmiş  site fikrini  “yatay apatmanlar” diye  küçümsüyordu.

Tek başına ev bir yaşam biçimidir ve ne yaparsanız yapın bir apartman dairesinden daha fazla bakım, onarım işi çıkarır ev sakinine.

Batı ülkelerinde Over fifty veya elli üstü   mimari anlayışı var – yani 50 yaş ve üstünde kendi çocuklarını büyütüp evden çıkartanların evleri batıda pek bir moda  bir çifte veya tek kişiye  40 ila 60 metrekare evler yapıyorlar doğa içinde. Bütün sene gelecek 3-5 misafir için de bir apartotel türü bir ortak alan. Şimdi moda olan inşaat stilinde çocuklar sanki hep geleceklermiş gibi bolca oda misafir odası 300-400 hatta 500 metrekarelik evler ve genelde 40-50 metrekaresi kullanılıyor. Halbuki bu ellinin üstü mimarisinde bir ortak alan var ve misafirler de orada kalıyor. İnsan bir anlamda malın esiri olmuyor.

Hızla üstümüze gelen değişimden ve yaşlanan nüfustan çıkartacağımız ders : Kendi yapabileceğin  kadarı ile yetin. Bu konuda yazarken benim de bu hataların bir kısmını yapmadığımı sanmayın.

Sitede yaşam, devasa giriş kapıları, son model arabalar: gösteriş merakı ve kapalı sitede komşuların birbirleriyle iletişim  sadece  “personellerinden yakınmak “ise  ve çevreye , kişiye, topluma  veya doğaya bir artı değer üretilemiyorsa bence vahim bir fakirlik mevzu bahis.

Kekliktepe Urla’ya yerleşeli on iki yıl geçti. Geldiğimde inşaat yaparken yaban domuzları vardı. Porsuk yuvaları gördüm. Tilki, tavşan, yılan, kirpi, sincap, gelincik görüyordum. Hatta sincaplarla neredeyse arkadaş olmuştum, hergün birkaç tane görüyordum. Şimdi hafta’da bir sincap görünce seviniyorum. Yaban domuzları 8 yıldır yoklar.  Her yangında her inşaat başında bir kepçe makiliği “temizlediği” zaman benim bahçemde yılan veya sincap sayısı artar gibi oluyor ama genelde sürekli bir azalma mevcut.

Bu satırları New Jersey den yazıyorum.  Torun ziyaretine geldim. Her sabah saat 6 da yürüyüşe çıktığımda  bir –iki saatte en az yüz sincap görüyorum. Eh, basit demografi (nüfus bilim) sorusu: ABD nin 305 milyon olan nüfusunu bizim 10 katımızdan fazla yüzölçümüne bölün ve bizim 75 milyonumuz ile mukayese edin. Benim çıkardığım netice doğanın bu kadar nüfusu kaldırmadığı. Kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz gibime geliyor.    Sabah Egeli 29 Haz Cuma

Advertisements

June 29, 2012 - Posted by | Makaleler / Articles

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: