Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Doktorunuza güvenebilir misiniz? Ölüm, Sağlık ve Ötanezi


Hekime güvenmek konusunda yanıt basitçe hayır. “Kendi işini kendi göreni Allah da severmiş, herkes de severmiş” derler.

Hayır yanıtını görüp hekime düşman muamelesi de yapmayın. Hekim sadece sizin asistanınız. Yani ücret karşılığında size yardım etmeye çalışan kişi, bu işi yapmak için eğitiliyor. Bu hep böyle idi.

Hekim ölüme derman olamaz.  Bireyin kendi yaşam tarzı ve sorumluluklarını ve de ölümlü olduğunu anlamasında büyük fayda var.

Maddi açıdan hekim ve hasta (araya sigortalar falan girse de)  bir çıkar çatışmasındalar.

Buna ilaveten modern toplumda hekim daha fazla tahlil ve tetkik istemek zorunda. Kendi çıkarını korumak ve ilerde olabilecek bir hukuki çıkar çatışmasına karşı kendini kollamak açısından. Yani hekimin istediği tahlillerin bir kısmı da “ideoloji” gereği.

Doğru teşhis ve tedavide bir de hekimin bilgisi ve  tecrübesi engeli  tabii. Bu da zaman zaman değişken olabiliyor. Bu illaki en pahalı hekim en iyisidir demek değil doğal olarak.

Çoğu  kanser önleme veya erken teşhis tetkiklerinin aslında para makinasının bir parçası olduğunun da farkındadır sorumlu bilinçli vatandaş umarım.

Detay ve verilere meraklı okuyucu lütfen Berlin Max Planck enstitüsü direktörü meslektaşım Gerd Gigenrenzer ‘ in bu konuda bulgularına (Risiko)  bir göz atsın.

 

Erişkin veya sorumlu, bilinçli,  vesayetsiz vatandaş

Bireyin sorumlu ve bilinçli olmasında fayda var. Bu kavramı yani erişkin yurttaş kavramını lisanımıza yerleştirmek gerek. Pekiyi devlet bize erişkin muamelesi yapıyor mu?  Bu konuyu başlı başına fikirleşmek gerek, ama bence yanıtı basitçe hayır. Gelecekteki  toplumsal uzlaşı için erişkin vatandaş kavramının   en belirgin olacağı şey de ölüm tabii.  Sağlık ile yakınen ilgisi olduğu için  ölüm konusunda devletin atıl ve vesayetçi tutumunu bugün biraz ortaya koyacağım.

Ölüm konusunda bolca kalem oynatmaya değerli okur ve okumaz yazarlarımızı bu yazı ile davet etmek istiyorum.

Ölüm günümüz yaşamımızdaki en pahalı gün, bunu defalarca yazdım..  Tevekkeli değil birçok din bu son yolculuğu uzun süre tekel altına almış. Bizde belediyeler genelde son defin işini yaptıklarından ve kültürel olarak basit tahta tabutlar veya kefen içinde defin işlemi yapıldığından  mumyalanacak içi metal kaplı  masif tabut endüstrisi Allaha şükür yok. Ceset doğa dostu bir şekilde toprağa  veriliyor ve mumya halinde tabuta hapsolmuş  toprak altı yağ depolaması  yapılmıyor.

Ölümün arkasından aptalca laflar söylemek adettendir. Hernekadar kötü konuşmamak kültürümüzde var ise de. “Rahmetli yemeği çok severdi” “Rahmetli sigara içerdi” vs gibilerinden. Ulan hiç yemese ölmeyecek miydi bu adam? Ne yaparsak yapalım sonumuz belli. Bari gereksiz yere hastaneye yetiştirmeseler eceliyle gelen ve beklenen ölüm vakalarını. Hastanede ölmüyor mu insanlar? Bırakın rahatça evde veya istediği yerde ölsün!  Hasta yakınları   “laf olmasın diye ve bilgisizlikten” eceli gelmiş hastayı hastaneye atmaya dünden hazır zaten.

Ötanezi konusunda devleti tavır değiştirmeye itelemek gerek. Erişkin vatandaşın güzel bir parti verip sonunda sifonu çekme hakkı da olmalı birader. Sana ne ey devlet ben nasıl öleceğim? Teknik yardım bile isteyebilmeliyim birkaç tarafsız tanık ile belgeledikten sonra, senin işin ve benden icra etmek için bolca para aldığın iş beni korumak, irademi kırmak değil irademe saygı göster. Birileri beni razıymışım gibi isteğim dışında öldürmediğinden emin ol. Her mahallede birkaç akil adam olacak emekli bulabilirsin. İlla bu tür insana maaş da vermen gerekmez. Bir iki de maaşlı memur şahit olurlar ölümü istediğime ondan sonra teknik yardım alabilir kişi. İsterse  bando ve mızıka ile sonunu planlar.

Hekimler de o denli eğitim açısından sağlık olayına odaklanmışlar ki ancak deneyimle ölüm hakkında bilgi sahibi oluyorlar, onların eğitimine de biraz daha fazla ölüm koymak gerek!

Ben ölümü hak olarak görüyorum. Ve laf aramızda, biraz da ışığa kavuşmak.  İlla kötü birşey de değil.

Advertisements

March 25, 2013 - Posted by | Makaleler / Articles

4 Comments »

  1. Yazn ok iyi: Kutlarm ! Seluk

    Comment by Selcuk Erez | March 25, 2013 | Reply

  2. guzel bir yazi. ozellikle “otenazi” konusunda..
    evet “olum” de bir hak olmali. kisi yasamindan (salt saglik acisindan degil, baska nedenlerle de olabilir) kendi iradesiyle vaz gecme hakkina sahip olmali. bazi ulkelerde, bazi sartlar olustugunda buna izin veren yasal duzenlemeler var.

    “otenazi” secenegi icin dunyanin her ulkesinde yasal duzenlemeler gelistirilmeli sanirim

    Comment by arman | March 25, 2013 | Reply

  3. I think you give people more credit than they deserve 🙂

    Comment by Yonca | March 25, 2013 | Reply

  4. […] yek perdelik ve sıkıcı şahsiyet gösteri haline dönüveriyor. Ötanezi   ( bakınız  https://mahmuttolon.wordpress.com/2013/03/25/doktorunuza-guvenebilir-misiniz-olum-saglik-ve-otanezi/)tabii ki yasallaşmalı , tabii ki bölgesel milletvekilliği içeren seçim kanunu değişmeli. […]

    Pingback by Erişkin Vatandaş, Vesayetçi Devlet : Emniyet Kemeri Gerekli mi? « Mahmut Tolon | April 10, 2013 | Reply


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: