Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Sıkılmak, Güven ve Seçim


Can sıkıntısı bazen yaratıcılığa gebedir.  Rutin canınızı  sıkabilir. Daha heyecan verici şeyler yapmayı hayal edebilirsiniz.

Örneğin memuriyet, veya  hizmet sektöründe bir iş  yapıyorsanız sıkılmış olabilirsiniz. Aman  hesabınızı doğru yapın.

Canı sıkılan bir çalışan olmak,  canı sıkılan bir işsiz olmaktan her zaman daha iyidir.

Bir de belki can sıkıntısını, siz dünyanın merkeziymişsiniz gibi, her insan ile paylaşmaktan vazgeçmekte fayda var. Her kişinin canı sıkılabiliyor. Gelişmiş bir şekilde sıkıntıyı her insanla paylaşmaya çalışmak etraf için çok  –nasıl derler? – “cansıkıcı “  olabilir.

Can sıkıntısını kişinin kendi içinde aşması gerekir.

Güven konusuna gelince güven gerçekten para gibi birşeydir.  Güvenin de para gibi kazanılması gerekir.  Güveni kredi olarak alan ve bol kepçe harcayan kendini zorda bulur. Güven miras kaldıysa veya piyangodan çıktıysa tekrar kolayca yok olabilir ve yokolurken gönlünüzden, cebinizden inanılmaz şeyleri de beraberinde götürebilir.

Goethe atalarından kalana sahib olmak için  tekrar almak  kadar çaba gerektiğini söyler. Gerçekten de miras için sanki kendiniz çalışmışçasına çabalamazsanız o miras parmaklarınızın arasından akar gider.

Güven de böyle bir şeydir. Kazanmak ve hakkettikten sonra güvenmek iyidir. Kredi açılınca da  hesaplı kitaplı kredi açmak gerekir, yoksa sonuç pahalı olur.

Beyindeki ön lob son yargıyı veren bölümdür. İnsan  atalarının ve kendi yaşamındaki önyargıları  derler ve son kararı vermeden bu frontal lobda bir gözden geçirir. Beyin araştırmacıları bu lobun fonksiyonlarının ancak 30 yaşından sonra yeterli olduğunu gösterirler. Aman siz, siz olun  30 yaşınızdan önce çok önemli kararları güven ve para konusunda tek başınıza vermeyin.

Yukardaki bilim gakkında bilgi veren cümle de ayrıca 30 yaşından önce seçilme hakkının insanlara verilmesinin bir  bilimsel bilgi yoksunluğu neticesi olduğunu gösterir.

Bana kalırsa 31 yaş eçme ve seçilme hakkının tam olduğu yaş olmalıdır. 17-31 arasında da insanlar seçebilmeli doğal olarak ama mesela oyları ancak %50 oranında  sayılmalıdır. 30 yaşından sonra da bazı insanların oylarının farklı oranlarda sayılmasıo en azından tartışılabilmelidir. Tabusever bir toplumuz hoş, sadece bizim toplumumuz değil insan oğlu tabuları seviyor. Çünkü tabular düşünme sorununu azaltıyor, çerçeveler koyuyorlar. İyi tarafları da sanki şükretmeyi daha basit safhada öğrenmek olsa gerek.

Advertisements

October 20, 2013 - Posted by | Makaleler / Articles

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: