Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Evrim ve Dindar Nesil


Evrim konusunda artık  biraz boşverdim; “ Bana ne? “ 

Zaman içinde doğrular ortaya çıkar da, eğer  bilgiden uzak  bir eğitim ve  indoktrinasyon varsa bu gerçekten nesiller alabilir. Ama  dünyadaki birikim o denli fazla ki bir kaç aylık TV basın bilgilendirmesi ile de açıklar kapatılabilir hala.

Doğabilimlerinin geldiği yeri size şöyle anlatmaya çalışayım.   Silah sanayiinde malum insansız hava araçları ile insan bugün örneğin Adolf Hitler’i öldürmek  istese  500  kilometre uzaktan bir insansız bir hava aracı yollayıp  adamcağızın bulunduğu noktanın 100 metre civarını bombalayabilir  ve yok edebilir..

Ayni örnekten  yola çıkarsak  biyolojideki gelişmeler ile siz insanın organizmasındaki bir yere bir inhibitor yollayarak  Hitler’in giydiği tüm pamuklu giysileri eritebiliyorsunuz. Adam çırılçıplak kalarak

rezil oluyor ve otoritesi kalmıyor vs.

Bu bilimsel yaklaşımı Darwin, Mendel, Wallace ve bunlar gibi bilim insanlarına borçluyuz ama bunları kısmen öcü olarak gösteren bir eğitim veya “eğitmeme” sistemi var.

Sabırla doğruları tekrar tekrar anlatmak gerek.  Bir kere din ve evrim karşıt şeyler değiller. Biri bilim biri inanç sistemi.

Bilim bize insanın nasıl bugüne geldiğini anlatıyor. Neden varolduğumuzu ise din ve felsefe bize izah etmeye çalışmalı ama hernedense din, bilimi bir tehdit olarak görebiliyor galiba.

Sekiz yıldır Üniversitelerde ders veriyorum. Hele İzmir Ekonomi Üniversitesindeki Doğa bilimleri  dersi  sadece New York Universitesinde okuyacak öğrenciler için. Orası bu dersi şart koştuğu için.  Birkaç yetkili ile konuştum “Neden normal  müstakbel mimarlar,  siyaset bilimcileri, bankerler,   mühendisler de bu dersi görmesin? “  Bir yere varamadım. Genel olarak “Bilim tarihi “ gibi derslerde görüyorlar da bu arada rasathanelerin tarihi vs kaynayıp gidebiliyor.  Bir üniversite Tıp ve Fen Edebiyat Fakültelerinde  beş yıl kadar önce yaptığımız ankette öğrencilerin %25 inden azında evrim kabulü var idi. (Batı üniversitelerinde % 80-95!)  İlginç tarafı evrim kabulünün kadınlarda aşikar bir şekilde daha fazla olması.

Bu arada basından öğrendiğim kadarı birkaç yüz kişiye bir cami düşüyor ülkemizde. Eh, haydin hayırlısı.

Halbuki hukukçunun, mimarın açık ve net bir şekilde , genel basından değil de ders olarak evrim hissini geliştirmesi topluma faydalı.   Ama her kişi kendi derdinde. Camı değiştireyim. Çatı akıyor, kirayı ödemesem olmaz mı?  Hangi telefonu alayım ? gibi sorular arasında evrim  kaynayıp gidiveriyor. Hem Türkiye’de yarım milyondan fazla Suriye’li  göçmen var, “Sen ne diyorsun hemşerim?”

Zaman içinde çözülecektir. Anaksagoras denilen Urlal’ı insan da 2500 yıl kadar önce yargılanmamış mıydı?  Gezegenler de taş ve topraktan   dedi diye – o zaman  yıldızlarda tanrılar yaşıyordu ve oralar da taş demek büyük saygısızlıktı!

Şimdi ayda 50 km bir kratere ismi verilmiş. Urla’da tanıyan neredeyse yok orası başka.

Giordano Bruno ise dünya güneşin etrafında dönüyor türünde “dine saygısızlık” falan diyerek yakılmamış mıydı 1600 yılında? Suçu dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylemesi ve  çalışmalarından dolayı tanrıyı katolik kilisesinden farklı algılamasıydı.

İşleri zamana bırakmak en iyisi; üç vakitte herşey hallolacaktır eminim.

Advertisements

October 22, 2013 - Posted by | Makaleler / Articles

3 Comments »

  1. Haklısın, nisan başında yeni mecliste vizyon sahibi, duyarlı, bilime önem veren, çalışkan, kendine dürüst insanlar seçilecek olursa eminim Urla’ya emeği geçmiş veya Urla’lı olup da başka alanlarda iz bırakan kişiler bir şekilde anılacak, gelenlere de anlatılacak..Hepimiz takipçisi olmalıyız…

    Comment by Sündüz Tanergeç | October 22, 2013 | Reply

  2. Sevgili Hocam,

    Böyle “müthiş” bir yazıyı yazan bir bilim adamı, nasıl oluyor da, zaman zaman “eleştirdiğin zihniyetin fanatikleri olan” bugünkü iktidara yarayacak görüşler öne sürebiliyor ve yazılar yazabiliyor; ben kalın kafalıyımdır, onun için anlayamıyorum, bana “kolay anlayacağım” şekilde bir anlatırsan, çok sevinirim.

    Sevgi ve saygılarımla…

    Öcal Uluç

    Comment by Öcal ULUÇ | October 23, 2013 | Reply

  3. Sevgili Hocam,

    Sevgilerle.

    cal

    Comment by cal ULU | March 7, 2014 | Reply


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: