Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Bağımlı “Liderler”


Geçen yazımda keşke Bahçeli kendi isteği ile MHP yi daha genç, modern, daha bir güleryüzlü  lidere devretse, devredebilse MHP nin önü açılır ve Türkiye Politikasında anlamlı bir mesaj verilir gibisinden yazdım. Yeter artık Muhterem her mevkide hizmet ettiniz, biraz da dinlenseniz bu yerel seçimlerden sonra?

Neden bizdeki liderler alçakgönüllü değiller? Neden  ancak başka seçenek kalmayınca, yani “anlamadan,anlayamadan ve zorla”  politika sahnesinden çekilebiliyorlar?

Bir  felsefi olgunluk eksikliği mi  sözkonusu? Yağdanlıkların dediklerine taparcasına inanmak mı?

Neden liderler  örneğin  bir gazeteciye, genel müdüre, seçmene  “sen” diye hitabetmekte bir sakınca görmezler?

Neden hekim yardımı  ile zorla ayakta durabilirken  prima ballerina  veya assolist havalarından kendilerini alamazlar?

Bildiğimiz, lider diyebileceğimiz tüm ünlü   yerli politikacılar için geçerli bir acı gerçek var burada.

Genelde İnönü desen ayni, Demirel desen ayni, Ecevit  desen ayni ve tabii Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Gül de korkarım dolduruşa gelip aktif politikaya incelen sesi ile dönecek. Yeter yahu!

Erdoğan’on can havli ile güçten ayrılamamasının bedelini hepimiz, hep beraber şu anlar ibret ile seyrederek ödüyoruz. Bu kadar iş yapmış bir insan geriye bir “I have a dream” e benzer bir seda bırakacağına debeleniyor.

Penguen mecmuası çok güzel kapak yapmış: Erdoğan’a benzeyen bir karikatür: “Bir hayalim var” diyor.

 

 “ Kabataş’ta benim başörtülü bacıma ellerinde bira şişeleriyle saldırtıyorlar..”

 

“Üstleri Çıplak!..”

 

Ne kadar acıklı!

Tüm vatandaşlar size hayran mı sanıyorsunuz muhteremler?  Sizden başkası bu işi  yapamaz mı sanıyorsunuz?  Nedir bu gücün verdiği sarhoşluktan ayrılamamak?  Genelde böyle de, yerelde  farklı mı?

Sadece konjünktürden yani genel ortam nedeni ile Anap’tan seçilen ve CHP ye geçen  Selçuk Karaosmanoğlu Urla’da aday gösterilmeyince  DSP ye geçti.  Tabii ki seçilemeyecek ama deneyecek.  İyi bir Belediye –Başkanı değildi. Randevu bile vermekten aciz bir yönetim gösterdi.  Gelen  yazılı başvurulara cevap verme becerisini gösteremeyen bir Belediye yönetti, müdürleri habire değişti  ve hala tekrar oy isteyecek kadar güç sarhoşu.

Bir son can çekişme,  bir vakur şekilde ayrılamama durumu. Belki ayrılınca okumak istedikleri kitaplar yoktur? Belki makam arabasından vazgeçmek  zorlarına gidiyor?

Başkan iken veya güç oranları elindeyken stadyumlara, Üniversitelere  yollara isim verilmeleri. Ayıp yahu!   Anadolu kültüründe dinginlik, tevazu vardır.

Neden Gülen bu denli başarılı diye hala anlayamıyor insanlarımız.  Bilhassa  ulusalcı kardeşler. Sen bin kadar okul yaptır, birinin ismi  “Gülen” olmasın. Derin bir gerksinime hitabediyor da ondan başarılı.

Araba satıcısından, garsonuna, bankerinden, memuruna

( hepsi adı üstünde hizmet sektörü mensupları !)  “size yardım edeyim” diye üstünüze gelen kompleksiler ordusu yanı sıra Gülen hareketının ismi “hizmet” hareketi!

Ne var hizmet etmekten bu denli gocunulacak?  Yardım bedava yapılanıdır.  İngilizce memur kelimesi  civil servant yani sivil hizmetli  kelimelerinden oluşur. Bir genel müdür de örneğin sivil hizmetlidir.  Kompleks  ve cehalet  üstüste binince de  ortaya “ben (lütfedip)  yardım ederim ve tabii iki adım sonra :  ebedi liderim” havaları çıkıveriyor.

Nasıl mı değişecek? Vallahi örneğin daha çok sayıda seçmen, yazar, çizer,  milletvekili   Sn. Gül’e :

“Cumhurbaşkanlığı gibi en üst makamdan sonra herhalde  emekli olacaksınız Muhterem? ”  diyebildiği zaman.

Daha fazla insan gerek Bahçeli’ye, gerek  Selçuk Karaosmanoğlu gibilerine  “komik oluyorsunuz artık” dediği, diyebildiği zaman.

Daha fazla delege Kılıçdaroğlu’na  önümüzdeki yerel seçimlerden sonraki genel seçimlerde iktidara gelemezseniz herhalde çekileceksiniz, yerinize kimin geçeceğini veya bu koltuk için kimlerin yarışacağını öngörüyorsunuz?

Diye sordukları zaman.

Ama kendimizi aldatmayalım. Lider sultası oldukça bu devam edecektir. Seçmen kimi meclise gönderdiğini bilmelidir.  Değişim de ancak yeni bir seçim kanunu ile gelecektir, önümüzdeki onyıllardan birinde.

Bahçeli’den başladım onunla bitireyim: Tabii ki bu tür bir tevazu ve bilgelik yaparak bu yerel  seçimlerden sonra çekilerek hepimizi  şaşırtmasını beklemiyorum.  Keşke!

Advertisements

February 22, 2014 - Posted by | Makaleler / Articles

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: