Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Jaguar ve Zalim


 

 

 

Her gün bayram olsa ve her kişi senin benim gibi düşünse, hepimiz el ele tutuşsak.

 

Ama değil. Olmayacak da. Yirmi yıl kadar önce Bursa’nın bir köyü “Belediye” olduğunda “Başkan” bir Jaguar almıştı!   Geçen gün de Audi “çeken” Düzce Belediye Başkanı’nı haberlerde izledik.

 

Ya’hu öğrenciyken Bonn da Dahiliye Klinik Direktörü – yani bizim için rol modeli olan kişi bisiklet ile sabahları işine gelirdi.   İşine gene bisikletle giden Başbakanlar gazetelerde resmedilirlerdi. Cumhurbaşkanı Hahnemann bir gazetecinin kışkırtıcı “Almanya’yı sevmiyor musunuz?” sorusuna gayet net şu cevabı vermişti. “Ben Almanya’yı sevmiyorum, karımı seviyorum. Almanya’ya hizmet ediyorum” Bizde insanlar hala birbirlerini “vatan hainliği” ile suçluyorlar. Başka rol model de pek yok.   Bir araştırma için, artık tarih olan Schering ilaç firması fabrikasına gitmiştim, Berlin’e 1970 li yıllarda. Park yerindeki en “baba” araba hayvan laboratuvarındaki teknisyeninki idi. Yani garibim ancak o “Rolls” aracı ile hava atabiliyordu. Tabii öncelikler değişiyor.

 

Rol modeli bu “Başkanlar” olan gençlik ile ayni dünyayı paylaşmak zor. Demek ki bu açlık en az 20-30 yıl sürecek. Eh, benim yaşam beklentim ne? Hala yazmanın, herhangi bir faydası var mı? Şahsen olmadığı kesin de toplum için? Tam bilemiyorum doğrusu.

 

Tam kırk yıl önce kavramaya ve paylaşmaya başladığım “Dünya ve Türkiye nüfusunun doğayı batıracak boyuta geldiği” kanısına aradan geçen zaman zarfında birçok insan vardı artık. Her gün de TV de programlar var, sayıları giderek artıyor. İnsan yaşamı için uzun ama türümüzün gelişmesi açısından kısa bir süreç. Bu bir mutluluk kaynağı.

 

Tarihi eserin üstüne  spray boya ile “Zalimsin” diye yazan Ahu veya kalbi kırılan erkek arkadaşına gelince artık kimse “elini kesmeli” veya “vurun kahpeyi” demiyor. Teşhir edilmesi ve okkalı bir para cezasına çarptırılması yeterli garibimin herhalde.

 

Birkaç kanun gene de gerekli. Avrupa Topluluğu falan için değil, bizim insanımız için gerekli. Biz çıkaralım, isterlerse onlar örnek alsınlar. Şiddete başvuran ama bir hafta, ama birkaç ay illaki “yatmalı” yani tokat, yumruk, ilk başlatan içeri!  Başka türlü bizim şiddet eğilimimiz değişmeyecek. Kadın a şiddet konusunda da yol alamayacağız. İkinci büyük ihtiyaç ise karşılıksız çek yazanın içeri girmesi. Sırf bu nedenle çekler ödeniyordu ve artık ödenmiyorlar ve “dolandırıcı” elini kolunu sallayarak dolanıyor. Ekonomiye büyük darbe.

 

Basit tedbirler ve tabii iki veya üç kez içeri girenin oy verme hakkının bir süre elinden alınması. Hepimiz eşit değiliz, eşitmişiz gibi davranmak kendi kendimizi aldatmak.Yeni yolları Avrupa Birliği falan için değil insanlar arası yaşam için bulmak gerek. Yeni şeyler söyleme zamanı cancağızlarım.

Advertisements

March 3, 2016 - Posted by | Makaleler / Articles |

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: