Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

İnsanı değerlendirmek ve Bahar Şenliği


Madem zihnimiz bana iyi veya bana kötü diye yapılanmış, iki olmayan karşıta ayırarak insanları anlamaya çalışalım. Esas olan her kişi her iki taraftan da bir karışım olsa da ikiye ayırmak anlamayı kolaylaştırıyor.

 

 

Yeni bir insan ile tanışıyorsunuz. Değerlendirmede önemli bir kriter dinleme ve konuşma oranı. Konuşan bir de kendi reklamını yapıyorsa iyice zorlayabiliyor.

 

Tabii ki daha çok dinleyeni daha makbul. Hele hele kös dinlemeyeni. Odada on insan var; her biri kendini göstermeye kalksa curcuna olur ve kakafoni ve inanılmaz bir yorgunluk.

 

Dinleyen ve gözlemleyen insanlar daha çabuk anlaşabilirler. Beraberce sükûnet içinde gözlemleyebilenler ise bir huzur ve belki hatta artı değer ve süreç içinde çözüm bile üretebilirler.

 

 

Kendini göstermek tabii ki önemli ama habire debire epeyce yorucu olabiliyor.

 

Demek ki sadece ilk karşılaşmada değil tercihan sürekli olarak yırtık dondan çıkar gibi fırlamamak önemli. Hele hele iddiacılık ve yalan yanlış bir şeyler ortaya koymak epeyce yıkıcı bir katkı haline gelebiliyor.

 

Her kişi diğerini “bana faydalı” “bana zararlı “diye değerlendiriyor. Veya “faydalı olabilir veya zararlı olabilir” diye. Eğlendiriyor mu, yoksa bayıyor mu? Eğlendireni, gülümseteni hep daha faydalı, daha arananı. Yardımseveri makbul.

 

Sürekli almak isteyeninden insanlar tedirgin oluyorlar. Vaktini almak örneğin yoruyor, hele hele kendi reklamını yapmak ve sana kendisinin ne denli önemli bir insan olduğunu anlatmak için vaktini alıyorsa.       “ Bak, ben kimleri, kimleri tanıyorum!” Bak, ben ne önemli işler yaptım!” Bir iki doğru ise belki güzel bir bilgi paylaşımı ama çarpık bilgi ve sürekli yayın ile kendini öne çıkarma çabası yoruyor.

 

Bilgi taşıyan insan makbul ama bilgi yanlış ise iddiacılık içeriyorsa ve yorucu ve hatta zehirleyici boyuta gelebiliyor.

 

Kulaktan duyduğunu sürekli yayan insan eğer verdiği bilgi doğru ise artı değer ifade ederken bir yanlış bilgi ile sonunda sana veren değil senden alan ve seni yoran sınıfına girebiliyor.   Dostlukta artı değer üretebiliyor musun önemli.   Hep konuşup ne denli müthiş olduğunun ispatı çabasında olan, hem seni, hem ilişkiyi yiyip bitirebiliyor. Bir bilgi bakıyorsun doğru ve zenginleştirici ama ikincisi yanlış ve sadece kendisini biraz daha öne koyma çabası. Yoruyor ve güvenini sarsıyor.

 

 

Verici olan makbul, alıcı ancak aldığı ile anlamlı bir şey yapabiliyorsa. Alıp alıp yüzüne gözüne bulaştırıyorsa yorucu olabiliyor.

 

Eski yaklaşımlarla idare et: boğaz kırk boğum, yutkun, yutkun sonra tercihan gene sus.

 

Karşındakinin özgüveni ne? Kendini gösterme ihtiyacı mı var? Var ise var, bana ne?   Hep katlanma ve hep mesafe tutma.

 

On kişi bir odada: her biri eğlenceye, dinlenceye, sükunete katkıda bulunsa güzel. Bir daha toplanma özlemi doğabiliyor. Biri çok öne fırlayınca tüm topluluk yara görüyor, hele hele öne fırlayanın derdi kendisi ise. Yorulunca bir daha toplanmama özlemi.

 

 

Her kişi bir şeyler verme derdinde, melodiyi anlayıp uyum sağlayabilen ise hep azınlık. Anlayıp da harmanlayabilen ise gerçek lider.

 

Sonunda ne dedi önemli değil, kim ne dedi önemli hale geliyor. Da, yaşam kısa, konuşan çok, dinleyen az! Artık yazan çok, okuyan az. Dün 18. Bahar şenliği yapıldı bizim bahçede. Çok az profesyonel, bol gönüllü ile 500-550 kadar insana hizmet verildi. Lokmalar profesyonellerce döküldü, gönüllülerce servis edildi ve bitti.   Mehmet ile Kaya, Ann ile Yeliz esas organizasyonu yaptılar. Aslı Tolon ile resim yapmada Olga Sağcan ve masa tenisinde   Tezer Orhan çok çalıştılar,  www.tolons.com da fotoğrafları yayınlanır yakında. Hizmet eden boldu Allahtan. Bence çok güzel idi. Çocuklar için, umuyorum hoş bir anı oldu.

 

Çocuklara madalyalar verildi ve bahar şenliği çuvalla yarış ve yumurta yarışı ile bu kez benim yaptıklarımdan çok daha güzel oldu. Artık ödülü kapmak için görünmeyen yerde motora binmek gibi hilelerin de önlemi güzelce alınmıştı gönüllülerce. Ben neredeyse elimi kolumu sallayarak gittim. Kenarda, köşede birkaç hastanın derdini dinlemek, çözüm önermek, birkaç egoyu tatmin için dinleyip hak vermek, biraz arazi fiyatları, ürün hakkında bilgi, yeni komşularla tanışma dışında bir katkım olmadı. Yarışları bile tam izleyemedim. Dayak yemiş gibi yorgun döndüm. Seneye tekrar inşallah, ama gene canlı müzik de olsa.

 

 

 

Advertisements

March 7, 2016 - Posted by | Makaleler / Articles

1 Comment »

  1. kısacası gelişimine uygun ortam ve eğitici kişilerle paylaşımda bulunacaksın:)) bahar şenliklerine de gideceksin, düzenleyenleri yüreklendireceksin:) değil mi hocam?

    Comment by armanin | March 8, 2016 | Reply


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: