Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Rüzgar eken – Ortadoğu politikaları


 

 

 

Türkiye’de nasıl olduğuna kısmen şahit olduk. Rüzgarın nasıl ekildiğini ve fırtınayı nasıl yaşadığımızı görüyoruz. Laf aramızda, bu deyim dünyanın her lisanında var, çünkü her lisana çevrilmiş bir bestseller’dan(çoksatandan)  alıntı.

 

Bilincimizin oluşumu gereği insanlar örneğin ABD de olayları ve diğerlerini iyi veya kötü olarak algılıyorlar. İyi, hür batılılar ve baskı rejimleri altında yaşayan birbirini öldüren Ortadoğu halkları. İsrail tabii refah ve hürriyetin olduğu bir “batı” adası Orta Doğuda! Öyle düşünmüyor mu yeni başkan Trump?

 

Biraz geriye gidelim.   İran’da petrol İngilizlerin monopolünde. İkinci dünya harbine kadar yaklaşık sekiz yüz milyon pound İngilizlerin kasasına giriyor, İran petrolünden. İran 105 milyon pound alıyor. İngilizler İran’da o denli mutlu ki bazı çeşmelere “İranlılar içemez” diye tabelalar koyuyorlar. İngiliz kolonisi rahatça ırkçılık yapabiliyor İran’da yaşıyor ve paranın aslan payını alıyor.

 

Muhammed Musadık başbakan ve petrolleri özelleştiriyor. İngiliz Gizli servisi çalışıyor. Musadık sinirlidir, hırsızdır güvenilmezdir diye bir basın kampanyası. Şahı yüceltme 1951 de başbakan olan Musadık ayni yıl Time dergisi kapağında. Man of the year!   İngiliz gizli servisi “kardeş” servis ile önce basın yoluyla hazırladığı başbakanı bir darbe ile deviriyor 1953!

 

(1960 da ülkemizde ne oldu hatırlayan var mı?)

 

İyi kalpli hürriyet olan batı ve baskıcı doğu!

ABD de halka servis edilen kötü İranlı resmi. Neden kötü? İranlılar 1979 da 404 gün boyunca ABD li diplomatları hapsettiler! İlkel vahşi Iranlılar diye düşünüyor veya düşündürülüyor ABD kamuoyu. 1953 de ne yaptıklarını anımsayan yok. Mosadek e karşı dini ve Komeini’yi örgütleyen CİA kardeşler. Ondan sonra rüzgar ve fırtına ve hayret.

 

Musadık şablonunu ABD o kadar seviyor ki değiştirmeden birçok başka ülkede uyguluyor.

 

(1980 de “bizim çocuklar işi bitirdi” (our boys did it) denilmemiş miydi?)

 

Alman yazar Michael Lüders in Rüzgar eken (Wer den Wind Saet) kitabını ilgi ile okuyorum. Kitabın başlığı böyle ama deyim ve ortak akılın yazdığı çoksatan epey daha eski.

 

Okurken Kanada’da ırkçı bir sağcı kafası karışık çocuğun ülkesindeki yayınlardan etkilenip bir camide ibadet eden 6 insanı katletmesinin nedenleri ekranda. Türkiye’ye CİA yeni başkanı geliyor yeni yönetimin atadığı ve Trump yönetimini temsil eden ilk büyükbaş.

 

Yazının başında çoksatan bir kitaptan alıntı demiştim. Merak etmeyin insanoğlunu tanıdıkça o çoksatanlarda epey bilgi olduğuna ikna oluyorum ve evetçiler hep sonunda kazanacaklardır. Bilgi kazanacaktır, bazen evet ve hayır yer değiştirse bile. Bizler mutlu sonu şahsen göremeyecek olsak bile, sonunda akıl ve izan ve insaf galip gelecektir. Rüzgar eken fırtına biçer deyince internette Türk atasözü falan diye bir şeyler buluyor insan. Tüh! Lugatların çoğunu da attım geçenlerde yeni kitaplara yer açılsın diye. Halbuki yazının başında bu deyim ortak akılın yazdığı çoksatan kitaptan dediğim Tevrat ta yazıyor “rüzgar eken fırtına biçer”. Hosea 8 bölüm yedinci satır.

 

 

 

 

Advertisements

February 10, 2017 - Posted by | Makaleler / Articles

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: