Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Profesör Doktor


Yılmaz Akyıldız komşum beş yıldır Urla’da yaşayan bir Fizik ve Matematik Profesörü. Özgün bir yaşam felsefesi olan, Karadeniz’in bir köyünde doğup  ODTÜ de Fizik okuyup sonra en hızlı yıllarda Çiçek Çocukların yani Hippylerin dünya başkenti olan Berkeley Üniversitesinde Matematik de master ve doktorasını verip  Boğaziçi Üniversitesinde  profesör olarak emekli olmuş arada bir çok yurtdışı üniversitesinde de ders vermiş bir hoca. Nevi şahsına münhasırdır (yani modern Türkçesi: “cinstir”). Anlaşılan tüm aile  Matematiğe yatkın ki kardeşi de o konuda kariyer yapmış ve ODTÜ de Fen Edebiyat Fakültesi dekanı olmuş.

Bizde nedense Doktor sanki Profesörden bir rütbe alttaymış gibi algılanıyor.   Örneğin hekimlerde yasal olarak Uzman hekim ile Profesör arasında bir fark yoktur.  Hekimlerde zaten “Doktor titri” 6 senelik okulla otomatik olarak geliyor ki bu esasen bilimsel bir yanlış.  Yani bir Doktora danışmanı ile doktora tezi hazırlamaları ve vermeleri gerek. Sonra zaten muayenehane ücreti doçent (yurtdışında assistant professor) ve Prof titri ile artabiliyor.

Bu önemli konuya yarimada.org da parmak bastı Yılmaz hoca dedikleri şu:

“Sanırım dünyanın hiç bir yerinde Prof. Dr. titri yoktur, kullanılmaz. Bizde genç TV spikerleri ağızları dolu dolu “Profesör Doktor” diye tanıtıyorlar konuklarını. Titr den bahis edersek,  Batı ülkelerinde  anlamlı olan Dr. titridir ve ondan sonra TV de dinleyeni ilgilendiren kişinin ne uzmanı olduğudur.

Dr. titri kişinin bilimsel düşünce rahleyi tedrisinden geçtiğinin belgesidir.

“Soğan genetiği alanında  doktorası olan filanca hanım şu an bilmem ne üniversitesinde araştırmalar yapıyor ve   örneğin profesör olarak anabilim dalı başkanlığını yürütmektedir” gibi.

O zaman o kişiyi  belki Anayasa Hukuku konusunda dinlemek pek de doğru olmayabilir.

Yani bu titri alanın boyu uzamamaktadır. Genel bilgisi de illaki derinleşmemektedir. Sadece bir konuda bir tez hazırlayıp ünvanı aldığını belgeler.

Evet biliyorum, bizim memleketimizde 1930 lardan gelen özel bir durum var. O zamanlar ihtiyaçtan bazı insanlar doktorasız profesör yapılmışlar ve doktoralılar kendilerini onlardan ayrı tutmak (göstermek) için bu titri keşfetmişler.

Ama şu an artık bir başka dünyadayız. Bir de şunu ilave edebilir miyim? ODTÜ  (Orta Doğu Üniversitesi) ve BU da (Boğaziçi Üniversitesi)  hocaların ofis kapılarında sadece isimleri yazılıdır.  Bu Amerika da ve İngiltere de de böyledir.  Amerika’da veya İngiltere’de Prof titri  üniversitede iken kullanılan bir titrdir. Üniversite dışında kullanılması  kısmen hatta görgüsüzlük olarak algılanabilir. Kongrelerde falan Dr. Bilmemkim olarak tanıştırılırlar.

Zaten artık Üniversite’de iken bu titrin verildiği ama mesela beş yıllık kontrat bitince titrin üniversitede bırakıp gidildiği  titrler vardır. (Almancası Professur auf Zeit)   Baki olan Dr. titridir. Batı’da önemsenen de o dur.”

Ne dersiniz? Bu kargaşa içinde  böbürlenme ve hamaset merakımızdan vazgeçip hocanın gösterdiği doğru yoldan gidebilecek miyiz? Genelde malum bizde hocalık falan memuriyettir ve memurin “Kral çıplak” demeye alışık değildir. Yılmaz hoca “Kral çıplak” diyor işte!

Advertisements

May 13, 2017 - Posted by | Makaleler / Articles

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: