Mahmut Tolon

mahmut tolon population evolution articles books kitaplar makaleler

Urla Adaları 2017


 

Bundan 5 yıl önce “Urla adaları” diye bir makale  yazdım. En çok okunan yazılarımdan biri oldu.

Bu da bana arada yazdıklarımı tekrar derleme ve ileriye yönelik fikir belirtme sorumluluğunu getirdi. Urla’ya en yakın olan 2 ada ile ilgili kısa birer projeyi  tekrar paylaşmak istiyorum.

 

Hastane adası veya Krantina adası Urla’ya karayolu ile bağlı. Sağlık Bakanlığının özel moral eğitim tesisi (Halk arasında “otlak” da deniliyor). Devlet hastanesi yeni binaya taşındığından beri halka kapalı. Özel izin ile Karantina tesisleri ziyaret edilebiliyor. Halbuki burası bir müze olmak için ideal bir yer. Eski hastane binası ve misafirhane  de beş yıldızlı bir otel  haline dönüşüp halka açılmalı. Basına bu konuda görev düşüyor.

 

Plajları güzel  ve bir yat limanı yapılmak için elverişli.  Neden yapılmıyor? Eski anfitiyatro taşları zaten Osmanlı döneminde iskele yapılmak için kullanılmış ve o tiyatro artık yok.  Kazı da yapıldı bitti. Neden kullanılmaz?  İngilizce “oturmak” fiilinin emir kipi olarak anlaşıldığından Sit kelimesinin?

 

Pırnarlı ada ise gene bir dozerin bir  ay kadar çalışması ile  lodosa karşı korunaklı bir liman haline getirilebilir. Tepedeki malzeme denize yayılır. Bir sondaj makinası da dozeri oraya götüren araba vapuru ile sahile çıkartılabilir.  Bir iki milyon TL çerçevesinde bir proje ile bu ada yatçılığa kazandırılabilir. Su bulunamaz ise sahilden boru ile su adaya götürülebilir. Bir basit lokanta bir kulübe ve 300 kadar teknenin sıra beklediği Urla limanında kolayca bu sıra 100 tekneye kadar iner. İşyeri açılır.  Bu proje iş yapmamış insanlara hayali gibi gelebilir. Gidip Menteşte askeri tesiste yapılan limanı görürlerse fikirlerini değiştirebilirler.

Yapılamaması için bin tane neden vardır her zaman. Yapılmasını önerene de “hayalperest” yaftası kolayca yapışır.  Karantina adasının güzel bir hale gelmesi haydi biraz daha büyükcene bir proje ama Pırnarlı ada kolayca Urla İskele ile tekne bağlantısı olan bir belediye yat limanı haline gelebilir.

 

İzmir’den Batı’ya doğru tüm adaların isimleri :

1.Yassıca Ada (Koyun adası, Alman adası da deniyor) İzmir’den yazın günlük seferler yapılan ve güzel plajı olan ama yazın bazı insanı rahatsız edebilecek yükseklikte  bir müziği de olan ada.

2.Pırnarlı ada  (yanlışlıkla Pınarlı ada da derler)  Pınar falan yok.  Pırnar var, meşenin atası olan, makiliğin önemli bir çalımsı bitkisi. Ayrıca zeytin ve yemiş ağaçları var.

3.Karantina Adası:  (Hastane Adası )

İskender zamanında  yol  ile karaya bağlanmıştır

4.Çiçek adası Yassıca ada’nın karşısındaki ada. Doğal plajlarından bazılarında cilde cok iyi gelen ince killi bir kum var. Rivayete göre Akdeniz’de keşfe çıkan güzelliğine düskün Kleopatra bu killi kumun namını duyarak adaya uğramış. Bu tür efsanelerin  turizm açısından önemi müthiş.

5.Çiçek adaları takımı

Taş Ada : (Güvercin Kaya’da derler)

Pita Adası :  Şu anda üzerinde fener olan ada.

Eşek Adası:

Nerdeyse Çeşmealtı’nın önüne düşer..  Eski günlerde tavşanların da bol olduğu bir ada idi.. Eşekler ve tavşanlar zamanla kayboldular..

Adacık :

Taş Ada yapısındadır., ama üzerinde iki tane Pırnar  ağacı vardır. Çeşmealtı’ndan daha iyi görünür..

6.Hekim Adası  (Yatros Ada) . Yunanistan’a gitmek istemeyen bir hekim  kaçıp bu adaya yerleşmiş . Ve burada kendi cennetini yaratmış. Bağ bahçe çiftlik oluşturmuş .  Doktor ölünce av hayvanlarının çoğalmasına neden olmuş ellili yıllarda avı bol bir ada imiş. Şimdilerde  Harbiye öğrencileri zaman zaman kamp yapıyor. Sivillere kapalı.

7.Uzun Ada : ( Kösten Adası da denir)

Askeri Eğitim Adasıdır. Giriş çıkış askeriyenin kontrolunda olup sivillere kapalıdır.

Menteş Adası :  (Kel Ada)Çeşmealtı Menteş mevkiinin hemen karşısında Özbek’e bakar.

Özbek Adası  (Yılanlı Ada)

Özbek’in tam karşısına Gülbahçe mevkiine düşer.

Askeriye’nin Menteş’ten yıllardır  taşınacağı söylenir durur. Buraları turizm açısından hala beş yıldızlı bir oteli olmayan Urla için inanılmaz  potansiyel taşıyan yerler.

Urla’nın yatçılık merkezi olacağı söylenmişti  on yıl önce,yatmak fiilinden türetildi anlaşılan.

Advertisements

June 1, 2017 - Posted by | Makaleler / Articles

3 Comments »

  1. Yazı çok hoş. Bir küçük düzeltme: meşenin atası Pırnar değil, ‘pırnal’dır 🙂

    Comment by İlhami Mısırlıoğlu | June 1, 2017 | Reply

    • O fikre saygı ve sevgi malum Türkçe’de Selvi ve Servi ve Toprak ve Torpak kökenine inince Pırnar ve Pırnal 🙂 ikisi de doğrudur!

      Comment by mtolon | June 1, 2017 | Reply

  2. Aman Mahmut bey
    ne diyorsunuz siz
    Güzelim doğayı tahrip edip
    muhteşem adaları insanla
    doldurmak fikri size hiç
    yakışmıyor
    Urla’nın nüfusunu arttıracak
    her türlü girişim ve projenin
    karşısında olmanızı bekliyorum
    Sevgiler

    iPhone’umdan gönderildi

    Mahmut Tolon <comment-reply@wordpress.com> şunları yazdı (1 Haz 2017 08:27):

    mtolon posted: ” Bundan 5 yıl önce “Urla adaları” diye bir makale yazdım. En çok okunan yazılarımdan biri oldu. Bu da bana arada yazdıklarımı tekrar derleme ve ileriye yönelik fikir belirtme sorumluluğunu getirdi. Urla’ya en yakın olan 2 ada ile ilgili kısa bire”

    Comment by Alev ÖZMUMCU | June 1, 2017 | Reply


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: